Güneş Tanrısı Apollon

Antik Yunan (ve Roma) pantheonlarında bulunan tanrı Apollon, ışık,şifa, şiir ve bilgeliğin tanrısı olarak kabul edilmekteydi, ve Likya’nın efendisi olarak görülürdü. Apollon Villaları da bu tanrının özelliklerini benimsemektedir, Apollon’un Işığı da 7 farklı villa projesinden biridir.

Apollon Zeus ve Leto nun oğlu, Artemis in ise ikiz kardeşidir. Artemis, Delos adasında doğum yapmakta olan annesine yardım etmiştir, çünkü tanrıça Hera kocasının bir başkasıyla beraber olmasından dolayı oluşan kıskançlıkla Leto’nun doğum sancılarını daha da zorlaştırmıştır. Apollon’un yedinci ayın, yedinci gününde doğduğu söylenir, bu yüzden 7 rakamı onun için kutsal kabul edilmektedir. Kendisi güneş ışığının, kahinliğin, şifa ve tıpın, okçuluğun, adaletin, düzenin ve sanatın, bilimin, müzik ve yazımda ilhamın tanrısı olarak görülmekteydi. Apollon aynı zamanda saflık ve dürüstlüğün de bir sembolüdür. Dudaklarından bir yalanın asla çıkamayacağına inanılırdı ve bu nedenle onun adına edilen tüm yeminler, asla bozulmayacak olanlar olurdu.

Apollon’un bir çok ismi bulunmaktaydı; Pythios, Delphinian, Loxias, Pheobus, Uzağa atan, Uzağın Ölümcül Okçusu, Kurt oğlu, latros (hekim) ve defne-ağacı taşıyan. Artemis’in babasından istediği şeylerden bir tanesi onun kadar isme sahip olmakdı.

Hayvanları karga, kuzgun, yunus, aslan, şahin ve kuğudur. Apollon Yunanistan’da oluşmamış bir tanrıdır. İşgalci Dorlar tarafından bu topraklara getirildi. Kendisinin ilk orjinal ismi Apellon idi. Etrüsk medeniyetinde “Aplu” ismiyle biliniyordu. Onu Apollon diye çağıranlar ise Romalılar oldu, çünkü Yunan harfi olan “nu” yu isminin sonundan çıkardılar ve bu nedenle onu bugün Apollon ismiyle biliyoruz. Fakat isminin orjinal hali Apollondu; Alpha, Pi, Omicron, Lambda, Lambda, Omega, Nu. Ana sayfamızda tam yazımını görebilirsiniz.

Tarihteki en ünlü kahin Delph Kahini olarak bilinmektedir, ve her ne kadar Gaea, Apollon’dan önce de kahinlik yeteneğine sahip olmuş olsada,  Apollo’nun erdemi ve yönlendirmesi ile ününe kavuştuğuna inanılır. Pythia, Apollon’un baş rahibesiydi ve genç, bakire bir kadındı. Her yedinci ayın, yedinci gününde Apollon’un adına kehanetlerde bulunurdu. Zamanla Baş rahibenin kehanetlerine olan talep arttı ve o da daha sık kehanetlerde bulunmaya başladı, hatta kendi altında çalışan 2 kahin rahibe daha edindi, belli ki çok yorucu bir iş bu kahinlik! Baş rahibe bir tripodun önüne oturarak yanan defne yapraklarını içine çekermiş, ve transa girerek kehanetlerde bulunurmuş.  Delphli Kahinin sonu da bir çok tarihçi tarafından antik dinler açısından, Helenik dönemin sonu olarak kabul edilmektedir.

Delphli Kahin bir çok farklı deyimin sahibi olarak kabul edilir, bir çoğunun Apollon’un kendi ağzından çıkmış olduğuna inanılır. “Kendini Bil”, “Her şey kararında” ve “Kibirden kaçın” gibi sözler bunlara örnektir. Bir tanrı olarak bir çok sevdası olmuştur ve neredeyse hepsi trajedi ile sonuçlanmıştır. Bunlar arasındaki tek istisna Cyrene idi. Apollon, Cyrene’yi bir dağın başında aslanlarla güreşirken görür ve ona aşık olur. Ona evlenmekte teklif eder, ve Cyrene de kabul eder. Bunun üzerine Cyrene’nin onuruna Apollon, bir şehir inşa ettirir ve bu şehir günümüzdeki Libya topraklarındadır. Beraber bir oğulları olur ve ismine Aristaeus koyarlar. Aristaeus bal ve arıcılığın tanrısı olur.